Müzik dünyasında 27 yaş, hiç iyi anılmamakta. Tabii bu algı durduk yere oluşmadı. Bir sürü önemli müzisyen hayatını 27 yaşında uyuşturucu, alkol veya intihar nedenleriyle kaybettikten, “27 yaş kulübü” diye bir kavram oluştu. Bu durum neredeyse genç müzisyenlerin 27 yaşı atlattıkları zaman, sevinmelerine neden olmakta. Bu yazıda 27 yaşında ölmüş en önemli müzisyenlerden bahsetmek istiyorum. Yine meraklı olduğum kronolojik sırayla gideceğim.

İlk olarak 1969 yılına gidiyoruz. 2 Temmuz’u 3 Temmuz’a bağlayan gece The Rolling Stones‘un kurucusu olan Brian Jones evinin havuzunda boğulmuştu. Öldüğünde 27 yaşındaydı. İsveçli kız arkadaşı kendisini havuzdan çıkardığında nabzının attığını belirtmiş, ama sağlık ekipleri geldiğinde müzisyenin ölmüş olduğu tespit edilmişti. Ancak bu hikaye işin resmi tarafıydı. Brian Jones grubun kurucusu olmasına rağmen, topluluk içerisinde Mick Jagger ve Keith Richards‘ın yükselişlerine hazmedememişti. Diğer yandan uyuşturucuyla başı fena halde dertte olup, doğru düzgün stüdyoya giremez bir hale gelmeye başlamıştı. En sonunda Amerika turnesine, uyuşturucu problemi yüzünden çalışma izni kendisine çıkmadığı için diğer grup üyeleri onu topluluktan ayrılmaya zorladılar. Ama basına kendine isteğiyle ayrıldığına dair bilgi verilmişti. Bu bahsedilen ayrılık, ölümünden de bir hafta önce gerçekleşti. The Rolling Stones üyelerini ve dünyadaki hayranlarını, bu ölüm ciddi anlamda sarmıştı. Ancak aradan yıllar geçtikten sonra, ölümünün cinayet olduğuyla alakalı çeşitli iddialar da ortaya atıldı. Bu iddialar tam olarak kanıtlanmadıysa bile, bugün Brian Jones‘un ölümünün nedeni konusunda kuşkular halen bulunmakta.

Ertesi sene 18 Eylül 1970 tarihinde, uyuşturucu rock tarihinin gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerinden biri olan Jimi Hendrix‘in ölümüne sebep oldu. Uyuşturucu batağına fena halde saplanan gitarist, son turnesinde performansı ve sağlığı açısından tehlike sinyalleri vermişti. Zira o dönemin en iyi gitaristiyken, Almanya’da yuhalanacak bir konser vermişti. Devamında New York’ta sahnede sinirinden gitarını parçalamıştı. Turne sonrasında Londra’ya döndüğünde, son gecesinde katıldığı parti sonrasında Mick Jagger‘ın da eski sevgilisi olan kız arkadaşı Monika Dannemann ile kendi evine gitti. Sabahleyinse, sevgilisi onu kusmuğunun içinde boğulurken buldu ve sağlık ekiplerini çağırdı. Fakat sağlık ekipleri ve sonrasında götürülen hastane onun hayata döndüremediler. Bu geçirdikleri son gecede, Jimi Hendrix‘in uyuşturucu niyetine 9 tane uyku hapı içtiği Monika Dannemann tarafından söylendi. Çünkü kendisi geceleyin içinde 10 adet bulunan ilaç kutusundan 1 tane içmişken, sonrasında kutuyu boş tespit ettiğini belirtmişti. Ölümüne hapların mı, yoksa boğazına kaçan kusmuğun mu neden olduğu tam olarak çözülemedi. Ancak müzisyenin son zamanları zaten kendisinin uyuşturucuyla başının dertte olduğunu gösteriyordu. Jimi Hendrix‘i yediden yetmişe bilen herkesi  şok eden bu ölüm, dünyada büyük üzüntü yarattı. Hayattayken yaptığı en iyisi ilk albümü olmak üzere 3 tane stüdyo albümü ve gitar çalışıyla efsaneleşmiş bir kişiydi. Ölümünde sonra da yarım kalmış ve yayınlanmamış şarkılarından albümler yapıldıysa bile, bu dünya  Jimi Hendrix‘ten doğru düzgün sadece 27 yaşına kadar yararlanabildi.

Jimi Hendrix‘in şok edici ölümünden 16 gün sonra 4 Ekim 1970 tarihinde, Amerikalı müzisyen Janis Joplin hayatını kaybetti. Ölüm nedeni aşırı dozda uyuşturucu olarak belirtildi. Öldüğünde 27 yaşındaydı. Janis Joplin hayatının son 3 gününde, randevuları aksatması dikkat çekmişti. En son Pearl albüm kayıtlarının son demleri için 4 Ekim’de stüdyoya gelmesi gerekirken, ortalıkta olmaması üzerine prodüktör Paul Rothchild arabaya atlayıp onun kaldığı otele gitti. Otele vardığında, odasındaki yatakta onu hayatını kaybetmiş olarak buldu. Janis Joplin müzik kariyerine Big Brother and The Holding Company grubunun iki albümünde solist olarak yer alarak başlamış, sonrasında kendi başına albümler çıkarmaya devam etmişti. Gruptan ayrıldığı 1967 yılından, yaşamını kaybettiği 1970 yılına kadar 3 stüdyo albümü yapmıştı. Kayıtlarının çoğunu bitirmiş olduğu, fakat piyasaya çıkarmaya ömrünün yetmediği 1971 yılında çıkmış Pearl albümüyle ölümünden sonra da kendisinden çok bahsettirdi. Albümlerindeki Piece Of My Heart, Cry Baby, Down On Me, Ball ‘n’ Chain, Summertime ve Mercedes Benz şarkıları en unutulmaz olanlarıydı.

1970 yılındaki iki çok üzücü kayıp sonrasında, ertesi sene The Doors‘un efsanevi solisti Jim Morrison Paris’teki evinde ölü bulundu. Alkol ve uyuşturucu problemleriyle boğuşan vokalist, 1971 yılında The Doors ile son defa stüdyoya girdiği L.A. Woman albümünden sonra kendisi rehabilite etmek için sevgilisiyle Paris’e taşınmıştı. Ancak taşındıktan kısa süre sonra, 3 Temmuz gecesi sevgilisi onu küvette ölü olarak buldu. Ölümünün arkasından resmi açıklama kalp krizi olarak diye belirtildiyse bile, aşırı doz yüzünden öldüğü konuşuldu. En büyük ihtimalle, alkol ve uyuşturucunun bitirmiş olduğu kalbi onu hayatta daha fazla hayatta tutamamıştı. Böylece Jim Morrison, uyuşturucuyla başı belada olan ve ölüm sebebi çok net belirlenememiş müzisyenlerden biri olarak 27 lanetine yakalananların arasına girdi. Naaşı Paris’e gömüldü ve her gün birçok insanın çiçek bıraktıkları bir mezara dönüştü.

Aşırı ünlü ve rock müziğinde çok öne çıkmış müzisyenler, 70’lerin geri kalanında ve 80’lerin tümünde  “27 yaş kulübü”  genişletmediler. Ama 90’lı yıllarda Kurt Cobain‘ın intiharıyla, bu lanet tekrar hortladı. Nirvana grubunun lideri ve solisti, 5 Nisan 1994 gününde tüfeğiyle kafasına ateş ederek evinde intihar etti. Zaten müzisyen sevgilisi Courtney Love 4 Mart’ta aşırı doz yüzünden hastaneye kaldırılan Kurt Cobain‘in gerisinde bir intihar mektubu bıraktığını açıklamıştı. Ancak tedavi sonrası taburcu edilmişti. Yani 5 Nisan’daki intiharı, onun ilk teşebbüsü değildi. Çünkü Kurt Cobain hayatının son dönemlerinde uyuşturucuyla başı dertte olup, depresyona girmiş ve zor zamanlar geçirmekteydi. Aşırı paranın, şöhretin, yarattığı imajın oluşturduğu baskıyla baş etmekte de çok zorlanıyordu. Zaten ölümünden sonra aynı yıl içerisinde Nirvana‘nın New York’ta verdiği Unplugged konserindeki bakışlarının yansıttığı ruh hali hiç sağlıklı gözükmüyordu. Konser 1994 yılının kasım ayında MTV’de yayınlandığında, Kurt Cobain‘in çizdiği profil izleyenleri şok etmiş ve intihar etmesine olan şaşkınlığı azaltmıştı. Gerisinde Nirvana‘yla yaptığı 3 tane başarılı stüdyo albümü bırakmış ve bunlardan özellikle Nevermind kült bir çalışma olmuştu. 90’lı yılların sembol isimlerinden biri olan Kurt Cobain‘ın belki erken ölümünün efsaneleşmesinde rolü vardı, ancak hayatına devam etmesi durumunda da efsaneleşmesini sağlayacak bir çok işe daha şüphesiz imza atacaktı.

27 yaş lanetinin en yakın geçmiş zamanda aramızdan aldığı isimse Amy Winehouse oldu. 23 Temmuz 2011 tarihinde hayatını kaybeden şarkıcı, fiziksel görüntüsü itibariyle medya ve hayranları tarafından alkol ve uyuştucuyla kendisinin başının dertte olduğunu belli ediyordu. Hatta Mick Jagger onu uyarmak anlamında medyaya kendilerinin bu yollardan geçtiğini ve bu işlerden uzak durmasını gerektiğini belirten bir demeç bile vermişti. Amy Winehouse müzik hayatının aktif yılları 2003 ile 2011 arasında dikkatleri özellikle 2006’da çıkardığı Back To Black albümünden aldığı 5 tane Grammy ödülüyle çekmişti. Şarkıları arasında en bilindikleri Big Four, Stronger Than Me, Rehab, Love Is A Losing Game şeklindeydi. Ölüm nedeni alkol zehirlenmesi olarak basına açıklandı. Korumasının anlattıklarına göre ölmeden 3 gün önce alkolden kendinden geçmiş şekilde rezidansına gelen Amy Winehouse, devam eden iki gün boyunca da sarhoş olmaya devam etmiş ve 23 Temmuz 2011 gecesinin saat 3 sularında koruması kendisini kontrol etmek için odasına girdiğinde şarkıcının nefes almadığını fark etmesi sonucunda ambulans çağırmıştı. Ancak sağlık görevlileri gelmeden önce Amy Winehouse hayatını yitirmişti. Ölümünden sonra yapılan araştırmada yaşamını kaybetmesine alkol zehirlenmesinin neden olduğu tespit edildi. Kendisi 21.yüzyılda, önemli müzik insanları arasından 27 yaş kulübüne ilk katılan isim oldu.

Kısacası, 27 yaş birçok genç müzisyenin korkulu rüyası sayılabilir. Hızlı yaşayıp genç ölenlerden oluşan bu kulüp, müzikseverlerin genişlemesini istemedikleri bir kavram. Özel yaşamlarına yeterince dikkat etmeyen 27 yaşına gelmemiş müzisyenlerin, kulübe dahil olmamak adına biraz dikkat etmeleri gerekmekte.