Merhaba herkese ;  İlk defa öykü  dışında  bir şeyler  yazıyorum.

Yazmanın  öğretilemeyeceği defalarca söylenmiştir. Evet bazı  şeyler  vardır ki; öğretilemez ; çünkü insan bu şeyleri nasıl bildiğini bilmez aslında. Bilmediğiniz şeyi de öğretemezsiniz ya da  öğretemeyeceğini sanırsınız.

Aslında bunun bir yolu var ; 2. dünya savaşı sırasında İngiltere’de uçak savar kullanan askerlerin bazıları Alman uçaklarını İngiliz uçaklarından ayırt etme yetisine sahipmiş. Bunu nasıl yapabildiklerini  bilmeseler de bir şekilde düşman uçaklarını kendi uçaklarından ayırt edebiliyorlarmış. Bunu öğretmenin bir yolunu İngiliz hükümeti bulur. Usta uçak savarcıların yanına acemi uçak savarcıları verirler ve deneme yanılma yöntemiyle acemilerin ustalaşmalarını izlerler. Şöyle ki ; İngiliz uçağı mı ? Alman uçağı mı ? ; acemi Alman uçağı dediğin de  usta  müdahale eder hayır değil, ya da evet doğru diye , bu şekilde  evet ve  hayırlarla  , aceminin ustalaşması sağlanır. Bir asker bilmediği bir şeyi öğretmiş olur.

Ben de böyle bir şeye cüret ettim. Her ne kadar yazmak konusunda bir  usta  olmasamda  düşünme , üretme , yaratıcılık konusunda  yıllar  içinde  ustalaştığımı düşünüyorum. Bu konulardaki birikimim de birilerine aktarmak istedim. Aslına bakarsanız ben insanın öğretirken öğrendiğine inanırım; biraz da  bu  yüzden bu işe giriştim . Yazarlık ve yaratıcılık  konusunda  öğrendiklerimi  temize  çekip daha sonra üzerine yeni şeyler koymak istiyordum. Görüdüğümü görüyor musun ? adlı yaratıcı yazarlık projesine bu yüzden soyundum.

Gördüğümü görüyor musun? yaratıcı yazarlık kursu yarın bitiyor ve katılımcılar , arkadaşlarımın yeterince yazmasalar da   üretme , yaratıcılık konusunda onlara bir şeyler katabildiğimi düşünüyorum.

Gördüğümü görüyor musun ? görme engelli arkadaşlar için düzenlediğimiz bir yaratıcı yazarlık kursudur. Başta bir çok çekincemiz vardı bu kursun uygulanmasında. Bizim  Braille  yazıcımız yok  ,  eyvah napcaz şimdi biz ;bilgisayarlarımızda uygun program yüklü değil ; eyvah napcaz şimdi dedik. Sonra gördük ki görme engelliler de bizim gibi insanlar ; eksiklerimizi , gediklerimizi mazur görüp bana öğretme ve öğrenme konusunda yardımcı oldular.

Birlikte öğrendik ve şimdi de mezun oluyoruz . Benim öngörüm insanın gördüklerini , gördüklerinin sınırlarında  betimleyebileceği ama görmediklerini , sınırsız bir şekilde betimleyebilecekleriydi. Haklı çıktım , katılımcı arkadaşlar gerçekten sıradan insanlara göre daha yaratıcıydılar. Altı hafta süren kurs süresince neredeyse her hafta bir yaratıcılık uygulaması yaptık. Her hafta en az bir öğrenci başarılı oldu ve yeni bir şeyler üretebildi. Ne olacak bunu biz de yaparız diyebilirsiniz ama yazmak üzerine çalışmış olanlar bilir ki , üretmek çok zordur. Ben daha önce eğitimci olarak olmasa da katılımcı olarak bir kaç yazarlık grubuna katıldım ve diğer etkinliklerin hiçbirinde bizim katılımcılarımız kadar üretken insanlara rastlamadım. Belki bu benim şanssızlığımdır ya da şansım , bilmiyorum  ama bu böyle oldu.

Yazmak konusunda  başarılı  olmadığımı  üretmek konusunda  başarılı  olduğumu söylemiştim size. Şimdi nereye bağlayacağımı  bilmiyorum o yüzden . Yaşadıklarımı güzel şekilde yazamıyorum ama yaşamadıklarımı güzel bir şekilde yazıyorum sanırım. Sonunu  bir yere bağlamak istersek ; hani derler ya siz ne kadar anlatırsanız anlatın , karşınızdakinin duyduğu kadardır söyledikleriniz diye ; işte öyle  sizin benim anlattığımdan fazlasını anladığınızı var sayıyor ve şimdilik  öykü  dışında  bir şey  yayınlamama kararıma geri dönüyorum 🙂

 

15

 

http://www.izmirkentkonseyi.org.tr/HaberDetay/1/405