Cover müzik dünyasında önemli bir yere sahip. Başka birinin şarkısını farklı şekilde yorumlama, özellikle yıllar geçtikçe müzisyenler arasında artan bir eğilim. Hatta önemli müzisyenler, sadece coverlardan oluşan albümler bile çıkarmaktalar. Bunlara cover albümleri diyebiliriz. Daha önce cover konusunda bir yazı yazmıştım, o yazıda orijinallerinin önüne geçmiş cover şarkılarından bahsetmiştim. Bu seferse tamamen cover edilmiş şarkılardan dizayn edilmiş başarılı albümlerden bahsetmek istiyorum. Ancak cover albümlerinden bahsederken, başkasının bir albümünü baştan sona çalanlara değinmeyeceğim. Çünkü onlar cover albümüyken, biraz da tribute olayına da girmekteler.

Öncelikle favori cover albümüm, bana zamanında 21.yaş doğum günü hediyesi olarak gelmiş olan Rod Stewart‘ın klasik sayılabilecek rock şarkılarını yorumladığı Still The Same…Great Rock Classics Of Our Time‘dan bahsetmek istiyorum. Kariyerinde cover yapmaya meraklı olan ve zaman zaman yaptığı cover şarkılarıyla ses getirmeyi başarmış iskoç şarkıcı, bana göre 2006 yılında çıkardığı bu albümde kendi havasını katarak birçok sevilen şarkıya yeni bir ruh kazandırmıştır. Creedence Clearwater Revival‘ın Have You Ever Seen The Rain şarkısı, Eagles‘ın The Best of  My Love, Cat Stevens‘ın Father and Son gibi şarkılar Rod Stewart‘ın sesi altında yeni bir çehre edinmiştirler. Albümdeki şarkılarda özellikle akustik gitara ağırlık verilmesi, kendisine ait bir sound sahibi olmasını da sağladı.

İkinci bahsedeceğimse, favori müzisyenlerimden olan Bryan Ferry‘nin 2007 yılında Bob Dylan şarkılarını yorumladığı Dylanesque albümü. Şahsen ben Bob Dylan‘ın çok büyük besteci olduğunu, fakat onun şarkılarının başkaları tarafından daha iyi hale getirildiğine inanmaktayım. Dylanesque bana göre bunu kanıtlayan bir ürün. Önemli bir vokalist olan Bryan Ferry, bu albüm için Bob Dylan‘a kişilik olarak pek bir hayranlık beslemediğini, ancak şarkılarının kendisini söylemek için çektiğini belirtmiştir. Açıkçası bu albümdeki şarkıları Bob Dylan‘ın bet sesinden dinlemek yerine kadife sesli Bryan Ferry‘den dinlemenin daha keyifli olduğu fikrindeyim. Albümde en çok hoşuma giden yorumlarsa The Times They Are A-Changin’ ve Make You Feel My Love şarkılarına ait olduğunu söylemeliyim.

Yine Bryan Ferry ile devam edeceğim. Çünkü cover albümleri onun solo kariyerinde önemli bir yer teşkil etmekte ve gelmiş geçmiş en iyi vokalistlerden biri olan Bryan Ferry‘nin değişik şarkıları yorumlaması kesinlikle ilgi çekicidir. Roxy Music‘in lideriyken çıkardığı ilk solo albümü These Foolish Things bir cover albümüdür ve en başarılı cover albümlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1973 yılında çıkan bu albüm, önemli ticari başarı kazanmıştır. Listelerde de epey yükselmiştir. Bryan Ferry o zaman ki kendi müzik zevkinin favorileri olan 1930’lardan 60’lara uzanan şarkıları, Roxy Music sounduyla evirmiştir. Bob Dylan‘dan yaptığı bir cover bu albümde de bulunmaktadır. A Hard Rain’s A-Gonna Fall yorumu albümün açılışı ve en iyilerinden biridir. Kariyerinin devamında Mick Jagger‘a sevgilisi Jerry Hall‘u kaptıran müzisyen, bu albümdeyse orijinalini Mick Jagger‘ın söylediği Sympathy For Devil şarkısına çok başarılı bir yorum getirmiştir. The Beatles‘ın You Won’t See Me şarkısına yaptığı cover da The Beatles hayranlarının beğenisini kazanmıştır.

These Foolish Things ile piyasaya aynı gün çıkan, David Bowie‘nin Pin Ups cover albümü kült bir yere sahiptir. Aslında cover albümlerinin çok sık olmadığı 70’lerde, iki albümün aynı tarihte çıkması ilginç bir tesadüf olmuştur. David Bowie’nin ayrıca Pin Ups kariyerinin ilk ve son cover albümü olmuştur. Bu albümde 1960’ların büyük beğeni toplamış şarkılarını, kendi yorumuyla Bowie şarkılarına dönüştürmüştür. David Bowie‘nin kafasındaki bu proje, 60’lar nostaljisi diye başlamıştır. Amerika’da çok iyi satmamış, ama İngiltere’de çok meşhur olmuş şarkıları kendi şöhretine güvenerek Amerikan müzik piyasasına sokmayı hedeflemiş ve başarmıştır. Müzik listelerinde çok başarılı olmuş bu albüm, belki de cover albümler arasında liste başarısı açısından en önde gelendir. Pink Floyd‘dan See Emily Play, The Who‘dan I Can’t Explain, The Yardbirds‘ten Shapes Of Things ve The Kinks‘ten Where Have All The Good Time şarkılarına yaptığı coverlar çok dikkat çekicidir. See Emily Play bugüne kadar ki bütün Pink Floyd coverları arasında çok özel bir yere sahip olmuştur.

Kariyerine başlangıcı David Bowie ve Bryan Ferry‘e benzer tarihlere dayanan, aynı zamanda büyük bir besteci olan ve bir önceki yazımda “en iyi kadın rock vokalistleri” yazısında bahsettiğim Patti Smith, 2007 yılında çıkardığı 12 tane ayrı cover içeren Twelve albümü de çok başarılı bir cover albümüdür. Twelve albümünün farkı, Pin Ups ve These Foolish Things gibi gençlik albümü olmamasıdır. Çünkü Patti Smith bu başarılı cover albümünü 60 yaşında yapmıştır. 1967’den 1992’ye kadar yıllar arasındaki çeyrek asırlık periyottaki öne çıkmış bazı rock şarkılarını seçmiş, hepsine Patti Smith ruhunu katarak Twelve albümünü oluşturmuştur. Her biri farklı bestecilere sahip olan şarkıların, tek karaktere indirgenmiş bir yapısı vardır. Ayrıca bu yapılan coverlar, şarkıların hayatta olan gerçek sahipleri tarafından da çok beğenilmiştir. Benim albümdeki favorilerim The Rolling Stones‘un Gimme Shelter,  Tears For Fears’ın Everybody Wants To Rule The World ve R.E.M.‘in Everybody Hurts şarkılarının yorumlarıdır.

80’lı yıllar, cover albümleri açısından fazla zenginlik barındırmamaktadır. O zaman diliminden dikkat çeken tek cover albümü, Nick Cave & The Bad Seeds‘in Kicking Against The Pricks’ten bahsedilebilir. Grubun üçüncü stüdyo albümü olan bu çalışmayı Nick Cave, grubun ilerki dönem için kapasitesini görebilmek ve üyelerin yorum yeteneklerini test edebilmek için yaptıklarını söylemiş, hatta faydasını devam albümlerinde gördüklerini belirtmiştir. Bana göre iki yıl üst üste yeni şarkılar yazarak iki albüm yapmış grubun, konserlerdeki çalma listelerini hızlıca genişletecek ve çabuk hazırlanması gereken bir albümde şarkı besteleme sancısını çekmeme adına bu yolu tercih ettikleri fikrindeyim. Nick Cave ve grubunu geliştirme amaçlı yapılan bu albüm ise çok başarılı olmuştur. Aldığı yüksek kabulden dolayı 2009’de remaster edilerek tekrardan basılmıştır.

90’lı yıllar da fazla başarılı cover albümü görmemiştir. Fakat bir tane önemli istisna söz konusudur. Cover albüm deyince, akıllara ilk gelenlerden biri olan Metallica‘nın 1996 yılında çıkarmış olduğu Garage Inc. atlanmayacak derecede önemlidir. 1996 yılında yaptıkları Load albümünde, grubun hayranları eskisine göre biraz daha yumuşak bir sound kullanılmasını biraz garipsemiştirler. Ancak Metallica yapılan işten memnun olacak ki; 1998’de Garage Inc. albümünde bu çizgiyi devam ettirmiştir. Bu çalışmada soft rock tarzına girebilecek türdeki şarkıları metal tarzda müthiş biçimde şeklini değiştirebilmişlerdir. Özellikle Turn The Page şarkısı, bu albümdeki versiyonuyla orijinalinin önüne geçmiştir. Onun dışında double olan albümün içinde Whiskey In The Jar, Nick Cave‘in Loverman, Lynyrd Skynyrd‘ın Tuesday’s Gone, Queen‘in Stone Cold Crazy şarkılarına yapılan coverlar ön plana çıkanlardır.

Gitar soloları markalaşmış Carlos Santana‘nın 2010 yılında birçok önemli solisti misafir ederek kaydettiği Guitar Heaven: The Greatest Guitar Classics Of All Time hakkı yenmemesi gereken bir cover albümüdür. 1999’da ortalığı kasıp kavuran Supernatural albümünden itibaren, Santana albümlerinde bir sürü farklı meşhur vokalisti kullanmıştır. Bu cover albümündeyse Chris Cornell, Gavin Rossdale, Joe Cocker gibi isimlerin seslendirdikleri ve arkasında Carlos Santana‘nın gitarının olduğu çok başarılı yorumlar bulunmaktadır. Şarkıların ruhlarının bozulmadan, Carlos Santana‘nın gitarının tadından yenmeyen yorumlarını içermektedir. Albümdeki While My Guitar Gently Weeps, Sunshine Of Your Love, The Riders Of The Storm ve Little Wing şarkılarının yorumlarına dikkat çekmek isterim.

Kuruluşu 70’lere kadar dayanan ingiliz rock grubu Smokie, 2000’li yıllara geldiğinde cover albümlerine merak sarmıştır. 2000 yılında Uncovered çıkarken, 2001’de Uncovered Too diye ikinci cover albümleri çıkmıştır. Benim esas başarılı bulduğum ikincisidir. Çünkü grubun cover yapmak için kendi tarzına daha uygun şarkılar seçilmiştir. Cutting Crew‘un I Just Died In Your Arms Tonight, Bruce Springsteen‘ın Hungry Heart ve Rod Stewart‘ın Sailing şarkılarına yaptıkları yorumlar çok hoştur. Grubun solisti Chris Norman‘ın güzel yaşlanmış sesi, Uncovered Too içerisindeki yorumlanmış şarkılara güzel bir hava katmıştır. Ancak Smokie‘nin bu albümü, dinleyiciler tarafından çok fazla kabul görmemiştir. Bu durum bana göre biraz hakkının yenmiş olmasıdır.

Son olarak bahsedeceğim en başarılı cover albümü Bryan Adams‘ın 2014 yılında çıkarmış olduğu Tracks Of My Years olacak. Bu albümde Kanadalı müzisyen, profesyonel müzik kariyerine başlamadan önce severek dinlediği şarkıları ele almıştır. Özellikle Tracks Of My Years kendi memleketi Kanada’da aşırı beğeni toplamıştır. Amerika’da çıktığı haftada yüksek satış rakamlarına ulaşmıştır. Aslında en başta Bryan Adams şarkıları seçmesine rağmen, cover albümü kaydetmek pek istememiştir. Plak şirketinin ikna etmesiyle bu albümün kayıtlarına devam etmiştir. Kendi tarzını şarkılara aktarıncaya veya orijinalinden farklı tınlayasaya kadar uğraştıklarını belirtmiştir. Çatal sesi albümde yorumladığı rock n’ roll şarkılarına pek yakışmıştır. Rock n’ roll şarkıları yorumları haricinde, The Beatles‘ın Any Time At All ve Bob Dylan’ın Lay Lady Lay şarkılarını Bryan Adams’ın sesinden dinlemek de çok keyiflidir.

Sonuç olarak en başarılı cover albümlerini listelediğimde gördüğüm, bu albümlerin genel olarak en iyi vokalistler veya çok büyük besteciler tarafından geldikleri. Bu da bana mantıklı geliyor. Zira başarılı olmuş şarkıları çok iyi bir sesin veya bestecinin yorumuyla dinlemek müzik severde heyecan uyandıracaktır. Yoksa hali hazırdaki şarkıları, yeni düzenlemelerle enstrüman çalmayı bilen ve şarkı söyleyecek birileri olan herkes cover edebilir. Ama fark yaratacak olan ses kalitesi ve müzisyenlik vizyonudur. İşte yukarıdaki albümler her ne kadar cover şarkılarından oluşsalar bile, kendilerinin bir vizyonu olduğunu veya çok iyi bir solist tarafından seslendirildiklerini görebiliriz.