Merhaba ben Yiğit Yiğit.
İlkokulda başladığım resim maceram, ortaokul yıllarında hayran olduğum resim öğretmenimin yaptığım resimleri, konulara farklı bakış açılardan bakmamı çok beğenmesi  ve  resimlerimi sürekli sergilere göndermesi ile devam etti.
Üniversiteye giderken sevdiğim kadınların (başta Ayça, Özlem Tekin, Sanem Çelik, Şebnem Ferah…) kara kalemlerini yapmaya başlamıştım. Rahmetli ananem bir gün kara kalemle yaptığım Sanem Çelik resmine ”Bu gök gözlü gız kim ulann”  dediğinde kara kalemle yapılmış, renkli bir gözü 85 yaşındaki annanemin görebilmiş olması, beni feci şekilde gaza getirmişti…
İş hayatına başladığım ilk günlerde, gittiğim bankacılık eğitimlerinde çok değerli bir eğitmenin  ”çocuklar, bu işi akıl sağlığınızı yitirmeden yapmak istiyorsanız, bir hobi edinin ve onunla kendinizi gerçekleştirmeye  devam edin”  demesi ile de iyice perçinlendi resim sevincim.  Hemen gidip kendime tuvaller, boyalar aldım ve her boş zamanımda çizmeye, boyamaya devam ettim.
Bu yaptığım resimlerin bazılarında da, yine hayatımın her tarafında olduğu gibi Ayça’dan izlerin, fikirlerin bir parçası var.
Resimleri genellikle akrilik, yağlı boya, rapido ve benzeri renkli kalemler, yeri geldiğinde içtiğim kahve, meyve suyu, çay vb. malzemeler ile yapıyorum.
Bu resimleri, 50×70 ebadında resim kağıtlarına çalıştım. İki tanesini (yanyana duran köylü kadınlar ve kelebek kanatlı kadın) 40×60 tuvale yaptım.
Bu çalışmalarımı ilk kez yakın çevremin dışında, sizlerle paylaşıyorum. Bu yüzden de çok heyecanlıyım.