Müzik dünyasında “yol şarkısı” diye bir tabir var. Seyahat ederken veya araba kullanırken dinlenmesi uygun görülen parçaları, bu kategoriye koyulmaktalar. Tabii benim de direksiyon başına geçtiğim zaman dinlemeyi daha anlamlı bulduğum bazı şarkılar var. Bunları sınıflamamda zaman zaman şarkıların sözlerinin, zaman zaman da kliplerinin payları bulunmakta. Bugünkü yazımda kendi kafamdaki yol şarkılarına değinmek istiyorum. Sıralamamı iyiden kötüye listelenmiş anlamı çıkmaması için yıl sıralamasına göre yapıyorum. Yalnız yoldan kastımın sadece karayolları olmadığı ve farklı ulaşım yollarında da dinlemeyi anlamlı bulduğum 20 tane yol şarkısına değineceğimi belirtmeliyim.

1. THE DOORS – Riders On The Storm (1971)

İlk olarak 70’li yıllardan The Doors’un Jim Morrison’ın ölümünden kısa süre önce çıkardığı 1971’de L.A. Woman albümünde yer alan The Riders On The Storm ile giriş yapmak istiyorum. Çünkü fırtınalı bir havada arabanızda direksiyon başındaysanız, The Riders On The Storm içinde bulunduğunuz hislere en iyi tercüman olabilecek şarkıdır. Maalesef Jim Morrison’ın ömrü bu şarkıyı canlı söylemek için yetmemiştir. Stüdyo kaydı ise defalarca başkaları tarafından cover edilmiştir. Psychedelic rock türüne giren bu şarkı, sınıfının en meşhur örneği olduğunu da söyleyebiliriz.

2. JETHRO TULL – Locomotive Breath (1971)

Progressive rock müziğinin en önemli gruplarından biri olan Jethro Tull’ın en meşhur şarkılarından biri olan Locomotive Breath, tren içerisinde yol katedilirken dinlenebilecek en uygun şarkılardan biridir. 1971’de çıkan Aqualung albümünde yer alan bu parça, Ian Anderson’ın müthiş flüt sololarını da sahiptir. Ayrıca caz ve klasik müzik esintileri içeren bir introsu vardır. Ancak ardından lokomotif seslerinin de duyulduğu güçlü bir sound devreye girer. Sözlerinde trendeki ve istasyonlardaki insan manzaralarından da bahsedilmektedir. Yani nereden bakılırsa bakılsın, tren yolculuğunda dinlenebilecek müthiş bir yol şarkısıdır.

3. ROD STEWART – Sailing (1975)

70’li yıllardan yolculuklarla özdeşlemiş ve gemilerde çalınan Rod Stewart’ın Sailing yorumu, deniz yolunu kullananlar için önemli bir yol şarkısıdır. O yıllarda gemiler demir alırken hoparlörlerden duyulan bu şarkı, aslında Sutherland Brothers grubun 1972’de çıkardıkları kendi isimlerini taşıyan albümde yer almaktadır. Fakat şarkıyı ölümsüzleştiren Rod Stewart’ın Atlantic Crossing albümünde kullanmak üzere yapmış olduğu cover versiyonudur. Gemiye bindiğiniz zaman, yolda deniz yolculuğunun güzelliklerinden bahseden ve moral yükseltebilecek bir deniz yolu şarkısıdır.

4. EAGLES – Life In The Fast Lane (1976)

Eagles grubunun efsanevi Hotel California albümünde yer alan Life In The Fast Lane, direksiyon başında olanların gaza basmaktaki isteğini artıracak türden bir yol şarkısıdır. Don Henley’nin vokalde yer aldığı şarkıda yan koltukta oturan kızın sürücüye kırmızı ışığa yakalanmaması için daha hızlı gitmesi gerektiğini ve sürücünün de motorun sesini dinleye benzer sözlere sahiptir. Tabii bu güftelere kulak vermek, direksiyon başında insana keyif verecektir.

 

5. IGGY POP – The Passenger (1977)

Iggy Pop en meşhur şarkısı The Passenger da akıllara kazınmış bir yol şarkısıdır. Müzisyenin 1977’de çıkarmış olduğu Lust For Life albümünde içinde yer almaktadır. Iggy Pop bu şarkının sözlerini Almanya batı ve doğu olarak iki ayrı ülkeyken, kendisinin trenle Berlin’de iki sınır arasındaki yolculuklarında yazmıştır. Arabaya atlayıp yollara düşme isteği uyandırır. Tabii trenin içinde yazıldığı için tren yolculukları için de bu parçanın uygun olduğunu belirtmeliyim. Geri vokallerde aynı zamanda David Bowie yer almaktadır. Benim kafamda şarkının ritmi, fiziksel olarak harekete geçme dürtüsünü canlandırmaktadır.

6. DIRE STRAITS – Telegraph Road (1982)

80’lı yıllardan ilk bahsedeceğim bir başka yol şarkısı, Dire Straits’ten Telegraph Road olacak. Grubun 1982 yılında çıkarmış olduğu Love Over Gold isimli albümünde yer alan bu çalışma, eski bir tren yolunun çevresinde bir yerleşim yerinin kurulmasında ve bu trenin yolunun telgraf yoluna dönüşmesini ele almaktadır. Ardından yerleşim bölgesinde oluşan hayat zorluklarına değinmektedir. Eğer trende yolculuk ediyorsanız, demir yollarının geçtiği yerleşim bölgelerine bakarak o yerlere rayın mı daha önce geldiğini, yoksa yerleşim bölgelerine ulaşım kolaylaşsın diye tren yollarının mı döşendiğini düşünmeye sevk eden bir şarkıdır. Onun için Telegraph Road trenle seyahat ederken, dinlemek için oldukça ideal bir yol şarkısıdır. Müzikal anlamda da armonik zenginliği müthiştir. 14 dakikadan oluşan şarkıyı plak şirketi single olarak çıkarılabilmesi için Mark Knopfler’a kısaltması istemiş, ancak müzisyen haklı olarak bunu reddetmiştir.

7. ROGER WATERS – The Pros And Cons Of Hitch Hiking (1984)

Arabayla seyahat ederken, uzun yolda şehirler arası otostopçuları da yol kenarlarında görmek mümkün olduğunu hatırlatan Roger Waters’ın ilk solo albümüne ismini vermiş The Pros And Cons Of Hitch Hiking şarkısını da yol parçası listemize dahil edebiliriz. 1984 yılında çıkan Pink Floyd’un eski liderinin çıkardığı ilk solo albümü olan The Pros And Cons Of Hitch Hiking aslında bir konsept albümdür. Bir gece evli bir adamın gördüğü 42 dakikalık rüyayı anlatmaktadır. Bu rüya içerisinde kahramanımız birçok yere seyahat etmekte ve eşini aldatmaktadır. Ancak bu şarkıda arabanın ve motorsikletin arkasına alınan otostopçulardan bahsedilmektedir. Eğer otostop yaparak yollara düşmüşseniz veya yoldan iyilik yapmak amaçlı bir otostopçu aldıysanız, The Pros And Cons Of Hitch Hiking konuya uygun olacaktır. Esprili sözlere sahip olunan bu şarkının gitarında Eric Clapton’ın da yer aldığını belirtmeliyim.

8. TALKING HEADS – Road To Nowhere (1985)

Yol şarkısı olarak 80’li yıllardan üçüncü bahsedeceğim şarkı Talking Heads’ten Road To Nowhere. Grubun lideri David Byrne tarafından bestelenmiş, 1985’te topluluğun çıkardığı Little Creatures albümünde yer almaktadır. Aslında şarkıdaki yolculuk hicivdir, çünkü insanların hayatta kalmak için uğraşıp didindiklerini ama herkesinin sonunun aynı olduğu anlamına gelen sözlere sahiptir. Klibinde de ara ara ucu bomboş son belli olmayan bir yolda ilerleme gözükmektedir. Şarkının yol şarkısı olmasındaki en büyük pay sahiplerinden biri, içerisinde varış yerine doğru yolculuğu kutluyor olmasındandır. Yani yolun sonunda ölüm olduğunu düşünmek yerine, varılacak yer düşünülerek yolun keyfinin çıkarılması adına kullanılabilecek bir yol şarkısıdır.

9. TRACY CHAPMAN – Fast Car (1988)

Yol şarkılarına 80’li yıllardan devam ederken, bu zaman diliminden listeye alacağım bir şarkıda Tracy Chapman’ın Fast Car şarkısı olacak. Müzisyenin 1988 yılında çıkarmış olduğu ve kendi ismini taşıyan debut albümde yer almaktadır bu şarkı. Özünde hüzünlü olmasına rağmen insana huzur, hatta bazen de mutluluk verebilen şarkıdır. Fast Car bulunduğu yerden hızla uzaklaşma isteğini belirten ve o yerden çok hızlı bir araba bularak oradan uzaklaşmayı hayal eden sözlere sahiptir. Tabii şarkıda tarif edilen arabanın hızı, henüz dünyada yapılamadı. Yine de otoyolda hızlı bir şekilde seyir ediyorken, sözlerinden gaza gelip arabanızın sınırlarını zorlamamak şartıyla iyi bir yol şarkısıdır. Belki de psikolojik olarak bir yerlerden uzaklaşıyorsanız da yolda size iyi gelecektir.

10. CHRIS DE BURGH – Sailing Away (1988)

Aynı seneden listeye dahil edeceğim bir şarkı da İrlandalı müzisyen Chris De Burgh’un Sailing Away parçası olacak. Sanırım İrlandalı olmaktan dolayı denizcilikle ilgili birçok parçası bulunan sanatçı, bu şarkıda küçük yaştayken şehrin deniz kenarından izlediği demir alarak yavaşça uzaklaşan gemilerde olma dileğini tarif etmektedir. Oldukça huzur veren bir müziğe sahip olan parça, aynı zamanda Flying Colours albümünün açılışını yapmaktadır. Açıkçası deniz yolculuklarında kulaklığınızı taktığınız zaman, çalma listenizin mutlaka içinde bulunması gereken bir çalışmadır.

11. CYNDI LAUPER – I Drove All Night (1988)

Eğer yolun sonunda özlediğiniz veya sevdiğiniz birine kavuşmak söz konusuysa, bu konudaki en uygun yol şarkısının Cyndi Lauper’ın I Drove All Night parçası olduğunu söyleyebilirim. Bu parça ilk olarak amerikalı besteciler Billy Steinberg ve Tom Kelly tarafından Roy Orbison için hazırlanmıştır. Ancak müzisyen bu şarkıyı 1987’de kaydetiyse bile, 1988’de vefat etmesi nedeniyle yayınlanamamıştır. Ondan sonra Cyndi Lauper’a teslim edilmesiyle parça meşhur olmuştur. Kendisi I Drove All Night’ı 1989’da çıkarmış olduğu A Night To Remember içinde yer almıştır. Parçanın sözleri genel olarak geceleyin sevdiği insana kavuşmak için uzunca direksiyon sallamaktan bahsetmektedir. Benzer bir durumda yola düşenlerin olacağını düşünerek, I Drove All Night’ın vazgeçilmez bir yol şarkısı olduğunu belirtmeliyim.

12. CHRIS REA – The Road To Hell [Part 2] (1989)

Eğer arabada yollara düşmüşken yağmurlu bir günde trafikte sıkıştığıysanız, önereceğim şarkı Chris Rea’nın The Road To Hell (Part 2) olacaktır. Çünkü bu parçanın çıkış noktası, İstanbul gibi trafik sorunuyla bilinen Londra’daki M25 Motorway olarak adlandırılan çevre yolunun sık şekilde tıkanması ve bu sıkışıklıkta genelde yağmur yağmasının birleşiminden oluşmaktadır. 1989 yılında çıkan The Road To Hell albümüde yer alan şarkının klibinde, akmayan trafikte yağmur altında duran bir sürü lüks arabayı görmek mümkündür. Bu durumda yakalanıldığı zaman, arabanızın teybinden veya cep telefonunuzdan The Road To Hell (Part 2) şarkısını açarak ortama ayak uydurabilirsiniz.

13. FASTBALL – The Way (1998)

Fastball grubunun The Way parçası, kendisine yol şarkısı diyebilmek için bence sadece ismi bile yeterlidir. Topluluğun 1998 çıkışlı ikinci stüdyo albümleri olan All The Pain Money Can Buy içerisinde yer almaktadır. Şarkının sözleri yaşlı bir çiftin içinde bulundukları hayatları terk edecek şekilde kimseye haber vermeden eşyalarını paketleyip yola düşmelerini anlatmaktadır. Yolda arabaları bile bozulunca yürüyerek yola devam ederler. Şarkının amacı dünyayla bağlantılarını keserek yaşlı çiftin ulaştığı mutluluğun altı çizilmektedir. Sosyal medyanın hayatımızın her alanına girdiği günümüzde, belki cep telefonumuzu kapatıp sadece yola konsantre olarak seyir halindeyken fonda çalacak The Way eşsiz bir yol şarkısı olacaktır.

14. RED HOT CHILI PEPPERS – Road Trippin’ (1999)

90’lı yıllardan akla gelebilecek yol şarkılarından biri de şüphesiz isminden ötürü Red Hot Chili Peppers’ın Road Trippin’ şarkısıdır. Grubun 1999 yılında çıkarmış olduğu efsanevi Californication albümünde yer almaktadır. Kapanış şarkısı olmakla beraber, albümden yayınlanan son single da olmuştur. Sözlerinde yollara düşme arzusu tarif edilmektedir. Şehrin stresi ve içerisindeki yaşam mücadelesinden uzaklaşmak adına yollara düşmenin cazibesi tarif edilmektedir. Akustik tabanlı bu şarkı, belki de grubun en yavaş şarkılarından biridir. Hatta bu listedeki en yavaş şarkı bile olabilir. Ancak yola düşmüşken ve dikiz aynasından arkanıza bakarken, size en huzur verecek şarkıdır kendisi.

15. B.B. KING & ERIC CLAPTON – Riding With The King (2000)

200o’li yıllardan ilk bahsedeceğim şarkı aslında cover. Zira orijinali John Hiatt’a aitken, bu yorum pek akıllarda kalmamıştır. Daha sonra 2000 senesinde Eric Clapton ile B.B. King bir araya gelerek Riding With The King şarkısını ortak çıkaracak albümleri yorumlamışlar ve dikkatleri üzerlerine çekmiştirler. Aynı zamanda albüme de bu şarkının ismini vermişlerdir.Klibinde de eski bir Cadillac ile direksiyonda Eric Clapton yanında B.B. King’in oturduğu ve beraber şarkı söyledikleri videoda bu parçanın kafamda ismi kadar yol şarkısına dönüşmesinde rolü var. Açıkçası sizin çok anlam taşıyan biriyle beraber yola düşmeniz durumunda, bu şarkı yanınızdakini de yolda yücelmesini sağlayacaktır.

16. INCUBUS – Drive (2000)

Yine 2000 yılında gün yüzüne çıkmış bir başka yol şarkısı da Incubus’ün Drive parçasıdır. Grubun Make Yourself albümünde yer alan bu şarkı, o zamana kadar Incubus’ten gelmiş en başarılı hit çalışmasıdır. Aslında şarkının ismindeki Drive sözcüğü, hayatına yön verme anlamında mecazi olarak kullanılmaktadır. Ancak aynı zamanda araba kullanırken, insanın kendi hayatına yol verdiği hissiyatı veren bir tarafı da vardır. Bu da araba kullanmanın önemini sizin zihninizde artırabilecek bir özellik olduğu için direksiyon başında kendinizi daha önemli bir iş yaptığınıza dair sizi ikna edebilir. O nedenle direksiyon başında dinlenmesini uygun gördüğüm bir yol şarkısıdır.

17. AUDIOSLAVE – I Am The Highway (2002)

2000’li yıllardan üçüncü aklıma gelen Audioslave’in 2002 yılında çıkarmış olduğu, kendi isimlerini taşıyan debut albümlerinde yer alan I Am The Highway şarkısıdır. Albümden yayınlanan son single içerisinde Chris Cornell, her şeyi kenara koyarak uzaklaşan yoldaki tek patronun kendisinin olduğunu tarif etmektedir. Yani yolda bir yere varmasının sağlayanın elinin altındaki imkanların değil, bu imkanları direksiyonun başında kendisi yönettiği için en önemli öğenin kendisinin olduğunu belirtmektedir. Açıkçası direksiyonun başında insanı, olduğundan daha önemli hissettirebilecek bir yol şarkısıdır. Eğer kafanız biraz bozuksa, yolda mutlaka dinlenmemesi gereken bir yol şarkısıdır.

18. BRYAN ADAMS – Open Road (2004)

Kanadalı müzisyen Bryan Adams’ın 2004 yılında çıkarmış olduğu stüdyo albümü Room Service’te yer alan Open Road, yol şarkısı listemize eklemek için gayet uygun bir şarkıdır. Sözlerinin başında trafikten kurtulup, şehrin dışına çıkarak otoyolda boş bir yolda gazı kökleyerek gitme isteğinden bahsetmektedir. Kariyerinde birçok hit şarkıya imza atan Bryan Adams’ın bu güzide şarkısı, diğer meşhur şarkıları yüzünden yeterince ilgi görmemiştir. Direksiyon başındayken şehir sınırlarından çıkarken, keyif verebilecek cinstendir. İçerisinde Bryan Adams şarkılarında pek alışılagelmedik, bir mızıka solosunun da bulunduğunu belirtmek istiyorum.

19. PORCUPINE TREE – Arriving Somewhere But Not Here (2005)

Porcupine Tree’nin 2005 yılında çıkarmış olduğu Deadwing albümünün içerisinde yer alan Arriving Somewhere But Not Here, bana göre depresif ama iyi bir yol şarkıdır. Karanlıkta giderken arabayı durdurulmaması gerektiğini ve bu tezi güçlendiren korku salacak nedenler sunan sözlere sahiptir. Steven Wilson’ın uzun tuttuğu bu şarkıda, sözler yüzünden tüyler diken diken olduktan sonra sound sertleşerek oldukça hızlı bir tempoyla gaz vermektedir. Korku ve adrenalin birleşerek yolcuğunuz mistik bir havaya bürünmesini sağlayabilir. Açıkçası aşırı karanlık yollarda dinlemek haricinde, bence yolcuğunuza adrenalin katabilecek eşsiz bir Porcupine Tree çalışmasıdır.

20. SLASH & ALICE COOPER – Baby Can’t Drive (2010)

Guns N’Roses’ın virtüoz gitaristi Slash, 2007’den itibaren solo kariyere başlarken albümlerinde çeşitli farklı solistlerden yararlanmaktaydı. Kendi ismini taşıyan ikinci solo albümünde Alice Cooper ile de işbirliğine girmiş, Baby Can’t Drive şarkısını kaydetmişti. Yalnız Baby Can’t Drive albümün bazı ülkelerdeki basımlarında yer almazken, dünya çapında single olarak yayınlanmıştır. Şarkının sözlerinde de kurallara bilerek uymayan seksi bir kadın şoför edilmektedir. Aslında bu parça direksiyon başına geçmiş kadın sürücüler için, kendilerini şoför koltuklarında daha güzel hissetmelerini sağlayabilecek bir çalışmadır. Yoksa direksiyon başındaki kadınlara küfür ettirmeye teşvik eden bir şarkı kesinlikle değildir.