Merhabalar sayın dinleyen, izleyen ve de okuyan…

Yoğunluktan, hayat gailesinden derken baktım çok boşladım siteyi. (Yalan! Göt göbek yayıldı, ay birazcık da şu koltukta yatayım hallerinde hep.) Eskiden haftanın animasyonu, klibi falan aklıma bir şeyler düştükçe, görüp beğendikçe paylaşırdım burada sizlerle de. Dur dedim, eski günlere devam edeyim, bir kendimi hatırlatayım. (Ay bu yine yalan söylüyor! Baktı herkes bir şeyler yazıyor, kıskandı resmen ben de yazıyordum ay yazıcam işte ben de diyerek kaldırdı götünü.)

Gülmeden geçirdiğim gün bana manasız, boş geçmiş gibi gelir hep kendimi bildim bileli. Ne olursa olsun güzel gülmenin, güldürmenin peşinde oldum şimdiye dek. Çok afedersiniz ama malumumuz, boktan zamanlardan geçiyoruz. Sahiden gülmek, gülümsemek bile sanki suçmuş hissi verecek anlar oluyor hayatımızda. Fakat yine de hayatımızı devam ettiriyorsak şayet, gülmek de devam edecek tabii ki ve hatta inadına güleceğiz, gülmeliyiz! Bu yüzden de dedim Serap, kaldır götünü güzel bir kaç şeyler bul!

Kendimi mutsuz hissettiğim zamanlarda ufak da olsa, bir iki saniyeliğine bile olsa gülümsemetecek bir şeyler bulmak için didinen biriyim. Bilgisayar başındaysam bunu ilk animasyonlarda arıyorum. Çok sevdiğim bir animasyon filmini defalarca izlemişliğim bile vardır. Fakat çerezlik tadında kısa animasyonları keşfetmeye de merakım ayrı bir durum. Geçen gün yine sevimsiz şekilde bir daralıp arayış içine girerken bu animasyon ile karşılaştım. Kar bekleyen soğuk havalarda, içimiz ısınsın diye sizle de paylaşayım hemen dedim. İçimizdeki çocuğu mutlu edip gülümsetelim, onunla beraber bizler de bir iki saniye bile olsa gülümseyelim.

Çok zamanınızı almayacak, sadece iki dakikanızı ayırın. Hem belki izledikten sonra aklınıza sizin de unuttuğunuz güzel şeyler, anılar gelir! 😉

İyi seyirler…