Babama geçenlerde nasıl sence hayat uzun mu kısa mı diye sordum. O da önceleri kısa geliyordu. Şimdi düşününce ne çok şey yaşadığımı farkediyorum dedi. Sanki onlarca hayat yaşamışım gibi dedi. Anlamlı dedim hemen akabinde jasgdjkhasgjkdh dedim. Suratıma baktı boş boş. Kuşak çatışması yaşadık. Her zamanki gibi ben yenildim çatışmada. Freud’un allah belasını versin.

Nasılsınız? Beni soracak olursanız size cevap vermem çünkü insanlarla iletişime geçmeyi sevmiyorum. Zaten onu becerebilsem niçin yazı yazıp durayım değil mi? Gider fıtır fıtır konuşurum birinizle. O birinden sıkılırım öbürsünüze anlatmaya başlarım. Ama yok beceremiyorum işte. Çok az insanla konuşuyorum. Onlarla da azalmaya başladı gerçi konuşmalarım. Sanırım sonunda sadece duvara bakmaya başlıcam. İletişim gibi iletişim. Duvara bakmak gibisi yok bence.

Biliyorsunuz haftasonu seçim var. Seçimde kime oy vereceğimi tespit ettim, gönlüm rahat. Umarım okuyucularım arasında kararsız seçmen yoktur zira kararsız seçmenden tiksiniyorum. Lan olm neye karar veremiyon sanki evlenecek? Bas geç işte. Dikkat çekmeye mi çalışıyon? Kafanda sandığı kırmak lazım senin asıl. İşte o zaman kararını verirsin bence hayvanöküzü. Önümüzdeki Pazar gününü iple çekiyorum. İpi bağladım Pazar gününe çekiyorum yavaş yavaş. Umarım ip kırılmaz.

Aslında düşündüm de seçim meselesi epey komik. Biz hepimiz eşek gibi çalışıyoruz bazılarımız da diyor ki lan ben çalışmayayım senin nasıl yaşayacağına karar vereyim olur mu diyor biz de oy veriyoz ona. Gerzek miyiz olm biz? Bak birden kararsız kaldım şimdi. Anlıyorum şimdi kararsızları. Doğru lan! Sen niye çalışmıyon da beni yönetiyon piç?! Vermiyorum sana oy felan. Adama bak ya! Ne güzel iş. Bir boktan anladığı yok gelmiş beni yönetecek. Ulan hadi muhtar oldunuz ses çıkarmadık kaşe basıyon 5 TL istiyon tamam dedik de nerden çıktı ülke yönetmek? Kaşe basarak ülkeyi nasıl yönetecen sen? O kaşeyi kim yapıyor nasıl yapıyor haberin var mı senin? O mürekkep nerede nasıl üretiliyor bilgin var mı senin? Yok. Oturmuş orda bana oy verin deyip gülümsüyor manyağa bak. Yürü git şurdan! Karar verdim artık ben de kararsız seçmenim piçler. Oy felan vermiyorum size.

Neyse bir yazımızın daha sonuna gelirken diyorum ki hayat bir sudur iç iç kudur. Çünkü sen içmezsen gelip başkası içer suyu. Sen de susuzluktan geberirsin. Dudakların çatlar kimseyle öpüşemezsin. Erikli’yi arasan kimse sana su getirmez çünkü her şey zamanıyla benim sevgili okurlarım. Servis saatimiz doldu derler, kudurursunuz. Kudurmadan yaşanmıyor maalesef. Hepimiz hastayız ve öleceğiz. Ne yaparsanız yapın öleceğiz. Bu yüzden ne yaparsanız yapın, yanınıza kar kalır. Kar payı kalır. Ve lütfen çok fazla konuşmayın artık sen sus gözlerin konuşsun sevgili okurlarım. Seçim için de artık tatava yapmayın basın geçin bu hatıra ormanından çünkü her insan bir hatıra ormanıdır. Bir fidan da siz dikin.

Netameli günler dilerim…