Soundtrack, herkesin bildiği gibi film müziği anlamına gelmekte. Genelde film müziklerini de bu konuda uzmanlaşmış olan müzisyenler yapmaktalar. Bunların en başlıcaları Ennio Morricone, Michael Kamen, Bill Conti ve Howard Shore gibi isimler. Tabii bu tür isimler soundtrack albümlerini hazırlarlarken, albüme vokal gerektiren 1-2 şarkının gereksinimi olduğu zaman önemli rock yıldızlarıyla iş birliğine girebiliyorlar. Bu işbirliklerinin sonrasında çoğunlukla şarkı hem soundtrack albümünde, hem de rock müzisyeninin kendi albümde ayrı ayrı yer alıyor. Burada üzerinde duracağım nokta, bu tür şarkıların bazen temsil ettikleri filmin önüne geçmesi.

robin-hoodBunun en başlıca örneklerinden biri, müziklerini Michael Kamen’in yaptığı Bryan Adams’ın “(Everything I Do) Do It For You” şarkısıyla destek verdiği “Robin Hood: Prince of bryan-adams-02Thieves” filmi için geçerli. “Robin Hood: Prince of Thieves” 1991 yılında vizyona giren, daha öncesindeki Robin Hood adaptasyonlarına göre daha büyük bütçeli bir yapım olan ve başrolünde Kevin Costner’ın olduğu bir filmdi. Aktörün 1990’da “Dances With Wolves” filmiyle ortalığı sallamasından sonra, yer aldığı ilk büyük proje olan Robin Hood filmi iddialı bir şekilde vizyona girdi. Ancak hikayenin öyle ya da böyle izleyenlerin biliyor olması filme olan ilgiyi azalttı. Diğer yandan Bryan Adams’ın ve Michael Kamen ile işbirliğine girerek, filmin soundtrack albümüne verdiği ve kendisinin aynı yıl çıkan “Waking Up The Neighbours” albümünde yer alan “(Everything I Do) Do It For You” şarkısıyla müzik listelerini alt üst etti. Bu şarkı “UK Singles Chart” listesinde 16 hafta birinci kalarak bir rekor kırdı. Aslında şarkının bu başarısına Bryan Adams kendisi de çok şaşırmıştı. Çünkü yıllar sonra bir röportajında, bu şarkıyı en başta albüme güzel bir ikinci yüz parçası olarak gördüğünü söylemişti. 80’li yılların popüler müzisyeni, bu şarkı sayesinde 90’lara da hızlı bir giriş yapmış oldu. Artık filmin üzerinden 25 yıl geçti, ama Bryan Adams’ın konserlerinde seyircinin en çok beklediği ve radyolarda bugün bile popüler olan şarkılardan biri. Diğer yandan  “Robin Hood: Prince of Thieves” insanların oturup tekrar tekrar izlemek istedikleri bir filme dönüşmedi.

rushYine aynı yıl, bu sefer Eric Clapton tarafından filminin çok önüne geçmiş bir şarkı olan “Tears In Heaven”  kaydedildi. Mr. Slowhand, Rush filmi için stüdyoya girmişti. Amacı bir soundtrack albümü hazırlamaktı. Ancak 1991 yılı içerisinde, müzisyen 4.5 yaşındaki oğlu Conor’ı kaybetti. Manhattan’da bir gökdelenin 53.katında oyun oynarken açık kalan bir pencereden düşen Conor Clapton, şüphesiz babasını büyük bir yasın içine sürükledi. Evlat acısı taze olan gitarist, soundtrack albümünün kayıtlarının sonlarına doğru stüdyodaki müzisyenlere bir tane de oğlu için şarkıyı eklemek istediğini belirtti. Bu şarkı hem film için kullanılacak, hem de Eric Clapton’ın yasını yansıtacaktı. Willie Jeneric-claptonnings’in desteğiyle bestelenen bu parça, albümün son şarkısı olarak kaydedildi. Ardından Rush filmi vizyona girdi, fakat pek ses getirmedi. Esas ilgiyi, televizyonlarda Rush filminin müziği olarak yanınlanan klibiyle  “Tears In Heaven” topladı. Ertesi yıl Eric Clapton “MTV Unplugged” albümünü kaydetti.  Bu konser albümünde şarkının yeni bir yorumunu da çaldı. Albüm olarak büyük ses getiren ve Eric Clapton’a 6 Grammy ödülü kazandıran çalışmada, yeni yorumlarıyla “Layla” ve “Tears In Heaven” dikkatleri tekrardan üzerine çekti. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen önemli bir klasik haline gelmiş “Tears In Heaven” varken, parçasının gerçekte bir film müziği olduğunu bilen dinleyici sayısı çok fazla değil.

large_coinnuczcw5fmhbty8hcudmobnoBu konuda bir başka örnekse, Aerosmith’te geldi. 1998 yapımı “Armageddon” filmine “I Don’t Wanna Miss A Thing” şarkısını besteleyen grup, filmin çok önüne geçmeyi başardı. aerosmith-i-dont-wanna-miss-thing-1998-l-hk0wtmBaşrollerinde Bruce Wills ve Ben Affleck gibi meşhurların olması elbette filmin gişede hüsrana uğramasını engelledi. Ama  “I Don’t Wanna Miss A Thing”  gibi kült bir yere sahip olamadı. Aslında bu filmi Aerosmith’in seçmesinin esas nedeni, grubun solisti Steven Tyler’ın oyuncu kızı Liv Tyler’ın yer almasıydı. Hatta parçanın klibinde Steven Tyler şarkı söylerken, arka planda gösterilen Liv Tyler gösterilmesi  de herkesin ilgisini çekmişti. Ancak zamanın gösterdiği, Aerosmith klasiği olan” Crazy” parçasına az çok benzer müzikal yapıya sahip  “I Don’t Wanna Miss A Thing” şarkısının da grubun klasiklerinden birine dönüşmesiydi. Zaten Aerosmith klasiğine dönüşmüş olması, başlı başına filmin önüne geçtiğinin kanıtı. Ayrıca, film hakkında tek olumlu yönün bu şarkı olduğu şeklinde yazılan yazılar bile çıktı. 1999 yılında en iyi film müziği dalında oscar adayı olması, ama alamaması Aerosmith hayranlarının umrunda bile olmadı.

patgarretetbillythekid1Filmlerin önüne geçen film müzikleri konusunda, bu sefer daha eski tarihe giderek 1973 yılına dönüyorum. “Pat Garrett and Billy the Kid” filmine ait olan “Knockin’ On Heaven’s Doors” şarkısını hatırlatmak istiyorum. 1973 yılında bu filmi gençken izleyenler, elbette şarkının “Pat Garrett and Billy the Kid” filmine ait olduklarını bilirler. Hatta bu kişilerin bazıları, şarkının sahibi Bob Dylan’ın da filmde rol aldığını farkındadırlar. Fakat Knockin’ On Heaven’s Doors ilerleyen yıllarda öyle klasikleşti ki, dünyada en çok cover edilen tumblr_nokd8xl3a91tnvnnio1_400şarkılardan biri haline geldi. Neredeyse parçanın Bob Dylan’a ait olduğunu unutturacak kadar fazla müzisyen parçayı yorumladı. Böyle olunca şarkının film müziği olduğu da unutuldu ve klasik haline gelmiş bir çalışmaya dönüştü. Hatta Knockin’ On Heaven’s Doors’un cover versiyonları bile başka filmlerde bile kullanıldı. Yani cennetin kapılarını çalan bu şarkı, ait olduğu filmi katlayarak önüne geçti. Pat Garrett and Billy The Kid’i bugün izleyen bir genç, filmde şarkıyı duyunca bunun filme bir uyarlama olduğunu bile düşünebilir. Kısacası, “Knockin’ On Heaven’s Doors” artık filmi geçen yıllarla beraber gölgeledi.

367972a8b7dd7218af660849836c0f38Konuyu daha fazla uzatmadan son örneğimi, Queen’in “Highlander” filminden esinlenerek yaptığı “A Kind Of Magic” albümüne getirmek istiyorum. 1986’da Michael Kamen’ın film için bestelediği orkestralı şarkılardan oluşan bir soundtrack albümü hazırlanmış, ama yayınlanmamıştı. Ancak aynı yıl Queen, filmde kullanılan kendi şarkıların da yer aldığı gayri resmi bir soundtrack albümü olan “A Kind Of Magic” albümünü yayınladı. Freddie Mercury’e AIDS teşhisi konulmadan önceki son albüm olmasından dolayı, bu albüm Freddie Mercury dahil 0060252779971_600Queen’in gerçekleştirdiği son turne oldu. Bu durum, albümü daha fazla efsaneleştirdi. Şarkıların bir kısmını “Highlander” filminde duymak mümkünse bile, esas getirdiği ses Queen hayranlarını etkileyen bir albüm olmasıydı. Hatta grubun 1991’deki “Greatest Hits II” albümüne buradan 4 şarkı vermiş olması, albümün ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Özellikle albümde yer alan “Who Wants To Live Forever” anlam olarak filmin çok ötesine geçti. Sevdiklerini kaybeden kişilerin sarıldıkları bir şarkı olurken, diğer yandan rock tarihinin en önemli gruplarından biri olan Queen’in vazgeçilmez bir klasiği haline geldi. Bu kavramda devamı çekilmiş ve hikayesi zaten az çok bilinen öncesinde de bilinen “Highlander” filmi, albümün ve Who Wants To Live Forever’ın yanında sönük kaldı.

Neticede filmin önüne geçmiş şarkıların, ben bağlantılarının bestelendikleri filmlerle az çok koptuğuna inanıyorum. Zira dinleyenlerin çoğu bahsettiğim tipteki şarkılara filmlerden bağımsız anlamlar yüklüyorlar. Zaten soundtrack denilen olay, esasında destek amaçlı bir yapım. Ama soundtrack kendi kendine bir ikon haline gelince, film müziği olmaktan ayrıldığını düşünüyorum. Yine de bu bahsettiğim şarkıların üretilme hikayelerini bilmeyenler, araştırdıklarında bunların soundtrack olduklarını görünce çok şaşıracaklardır.

Sinan San