Rock dünyasında son zamanlarda konuşulan haberlerin biri Ritchie Blackmore‘un eski grubu Deep Purple ile bir konser için tekrar bir araya gelme teklifinin grubun güncel üyeleri tarafından reddedilmesi. Aslında hayranların büyük ilgisini çekebilecek olan bu birleşme fikri, kendi aralarında konuşulacakken Ian Gillian, Roger Glover ve Ian Paice tarafından basında paylaşılarak dikkat çekti. Şimdi bu yazımda tek konserlik birleşme fikrinin gerçekleşmeme nedenini biraz incelemek istiyorum.

Öncellikle Ritchie Blackmore’un grup tarihindeki yerine biraz bakalım. Ritchie Blackmore 1968’de kurulan grubun kurucu üyeleri arasındaydı. Grubu kuran fakat daha ilk albüm kaydedilmeden Deep Purple‘dan uzaklaştırılan davulcu Chris Curtis tarafından topluluğa davet edilmiş, onun yerine de grubun tarihinde tek değişmez üyesi olacak Ian Paice geçmişti. 60’lı yıllarda grubun müziği psychedelic ve progressive rock olarak tanımlanabilirken, bu dönemdeki grubun lideri tartışmasız keyboard çalan Jon Lord‘du. 1970 yılındaya grubun ilk vokalisti Rod Evans ayrılıp, yerine Ian Gillian geçti. Ritchie Blackmore da grubun müziği konusunda daha aktif hale gelerek, grubun müziğinin progressive rock türünden hard rock türüne kaymasında büyük rol oynadı. Child In Time, Smoke On The Water ve When A Blind Man Cries gibi grubun önde gelen şarkıları 1970 ile 1973 arasındaki kayıtlardandı. Ian Gillian ile 1973’e kadar grup 4 stüdyo albümü kaydettikten sonra, David Coverdale gruba vokalist olarak katıldı. 1975’e kadar süren bu dizilimle grup üç tane albüme (BurnStormbringer ve Come Taste The Band)  imza atmıştır. Bu dönemden en akılda kalan David Coverdale ile Ritchie Blackmore‘un ortak bestesi olan Soldier Of Fortune‘dır.

1975 yılındaysa Ritchie Blackmore, gruptan ayrılarak solo kariyere başlama karar vermişti. Ancak solo kariyerini Rainbow grubu ismi altında sürdürmeyi tercih etti. Böylece solo kariyerin laneti grubu vurmamış, Rainbow ticari açıdan başarılı albümlere de imza atmıştı. Solist olarak kullandığı Ronnie James Dio da hayranlar tarafından çok benimsendi. Hard rock türünde müzik yapan grup, ortaçağ ve barok müziklerinden elementler de kullandı. Bu durum Deep Purple ile çok alakasız bir durumdu. Aslında ilk olarak Ritchie Blackmore’un,  Rainbow ile eski grubuna göre müzikal olarak çok farklı yönlere gitmeye başladığı söylenebilir. 80’lerdeyse, Ritchie Blackmore solist olarak Joe Lynn Turner’ı  tercih etti. 1984’teyse sürpriz bir şekilde, 70-73 yılları arasındaki kadroya sahip Deep Purple‘a katıldı. İşte bu katılım kendisinin arasını bugün grupta olan Ian Gillian ve Ian Paice ile açılmasına neden oldu. Çünkü Ritchie Blackmore, Deep Purple ile 2 stüdyo albümü (Perfect Stangers ve The House Of Blue Light) kaydederken, özellikle The House Of Blue Light albümünde ortaçağ ve barok etkilerini monte etmeye meraklı olması grubun diğer üyeleri tarafından tepki görmüştü. Ayrıca konserlerde grubun değişmez konser şarkısı Smoke On The Water‘ı çalmaktaki isteksizliği de huzursuzluk yarattı. Bu anlaşmazlıkların sonucunda Ian Gillan grubu terk etmiş, Ritchie Blackmore ise Rainbow‘daki vokalisti Joe Lynne Turner‘ı yerine koymuştu. Ancak grup tarihinin o zamana kadar ki en başarısız albümlerinden biri olan Slaves and Masters kaydedildi. Durum böyle olunca Ian Gillan tekrar Deep Purple‘a döndü. Ancak 1992’de kaydedilen The Battle Rages On.. içindeki Ritchie Blackmore‘un gitar performansı pek beğenilmemiş ve kendisi grubu turnede terk etmişti. Tekrar Rainbow‘u oluşturmuş, bu sefer solist olarak Doggie White‘ı getirmişti. Ama solistin grubun müziğiyle uyumsuz bulunması albümü başarısız hale getirti. Bu albüm aynı zamanda Ritchie Blackmore‘un son hard rock türündeki stüdyo albümü olarak kabul edilmektedir.

Rainbow 1997’de dağılmış, bu sefer Ritchie Blackmore sevgilisi Candice Night‘ın zoruyla Blackmore’s Night‘ı kurmuştu. Bu projede Ritchie Blackmore ortaçağ müziğine iyice saplanmış, Candice Night‘ın yazdığı sözlerde aşk teması hakim olmuş, Ritchie Blackmore da elektro gitar yerine daha çok akustik gitar kullanmaya başlamış ve kendi yazdıkları şarkılar kadar da cover yapan bir grup olmuştu. Artık şatoda yaşamaya başlayan Ritchie Blackmore, müzikal ve hayat tarzı açısından Rainbow ve Deep Purple günlerinde iyice uzaklaştı. Tabii Blackmore’s Night iyi şarkılar da kaydetti, fakat grubun kafa yapısının oldukça farklıydı. Diğer yandan Deep Purple, Ritchie Blackmore‘dan boşalan gitaristlik koltuğuna Steve Morse’u oturtmuş ve ondan çok memnun kalmıştı. 1996’da kaydedilen Perpendicular albümü hayranlar tarafından çok sevilmiş ve içerisinde son yıllarda grubun konserlerinin değişilmez şarkısı Sometimes I Feel Like Screaming de yer almıştı. Steve Morse ile de Deep Purple oldukça da üretken bir şekilde yoluna devam etmişti. 2016 yılında barok ve orta çağ kafasından biraz sıkılan Ritchie Blackmore, Rainbow‘u toplamış ve bir turne gerçekleştirdi.

Şimdiyse Ritchie Blackmore, Rainbow turnesinden aldığı keyifle Deep Purple ile de en azından bir konserlik bir araya gelmek istemiş. Ancak eski grup arkadaşları bunu reddetmişler. Ian Gillan konuya Ritchie Blackmore ile tekrar arkadaş olduklarını ama artık onun gitar çalışını çok beğenmediği için bu birleşmeyi yararlı görmediğini belirtmiş. Bas gitarist Roger Glover ise müzikal açıdan Ritchie Blackmore‘un kendisini pek beğenmediğini duyduğunu, o yüzden bu birleşmeye çok şüpheyle baktığını söylemiş. Grubun davulcusu ve daimi üyesi Ian Paice ise bu birleşmenin Ritchie Blackmore‘un 1994’ten ayrıldıktan sonra Steve Morse‘un geldiğini ve 2o küsur yıldır dörtlünün aralarındaki dostluğa zarar verebileceğinin altını çizmiş.

Aslında grup üyelerinin demeçleri birleşmenin neden gerçekleşemeyeceğini güzel özetliyor. Tabii burada ego savaşı da ister istemez biraz devreye girmekte. Zira Ritchie Blackmore 80’lerin sonunda Ian Gillan ve Ian Paice ile oldukça gergin bir çalışma sürdürmüş, Ian Gillan‘ın grubu terk etmesinde bu gerginliğin payı olmuştu. Diğer yandan Ian Paice de 90’ların ilk yarısında Ritchie Blackmore‘un gruba çizdiği yoldan da hiç memnun kalmamıştı. Bu konulardan dolayı bir husumetin olduğu inkar edilemez. Diğer yandan Ian Gillan, Ian Paice ve Roger Glover‘ın Steve Morse‘un gelişiyle rahata erdikleri kesin. Bu rahatlıktan olmak ve ona kırmak isteyeceklerini sanmıyorum. Steve Morse‘u da Ritchie Blackmore için gücendirmenin, onların pek işlerine gelmeyeceği kesin. Zira Steve Morse grubun diğer üyelerine göre biraz daha genç olması ve grupta konserlerdeki şarkı seçimlerine itiraz etmemesinden dolayı Deep Purple üyelerinin turnelerde şarkı seçimlerinde çok rahat ettikleri kesin. Kaldı ki Steve Morse‘un gitar performansı da hayranlar tarafından çok sevilmekte. Şimdi Ritchie Blackmore konser için bir araya gelmek istediğinde, parça seçimlerinde büyük anlaşmazlığın çıkması çok kolay tahmin edilebilir bir durum. Çünkü Ian Gillan kendisinin kayıtlarda yer almadığı albümlerden şarkıları söylemeyi kabul etmezken, Ritchie Blackmore onsuz kaydettiği Deep Purple şarkılarını çalmaya meraklı bir potansiyeli var. Ayrıca Ritchie Blackmore‘un kendisinin yer almadığı kayıtları da çalmak istememesi de doğal olacaktır.

Durum böyle olunca, bu birleşmenin gerçekleşmesi pek olası değil. Belki Steve Morse grubu terk etse, böyle bir etkinliğin gerçekleşme ihtimali artabilir. Deep Purple hayranlarının önemli bir kısmının da sırf bu konser gerçekleşsin diye, Steve Morse‘tan vazgeçeceklerini sanmıyorum.